Taksirle Yaralama

T.C YARGITAY

12.Ceza Dairesi

Esas: 2019/ 5349

Karar: 2019 / 10328

Karar Tarihi: 16.10.2019

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Olay günü … Devlet Hastanesi’ne baş ağrısı şikayeti ile müracaat eden 1933 doğumlu katılanı muayene eden tanık Dr. …’nın, katılanı … Devlet Hastanesi nöroloji polikliniğine sevk edip, ağrıları için novaljin ampul uygulanması için acil servise yönlendirdiği, aynı hastanede hemşire olan sanığın da katılanın sol kalçasına iğne yapması sonucu, katılanın siyatik sinir yaralanmasına bağlı olarak duyu veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi derecesinde yaralanmasına neden olduğu iddiası ile başlatılan soruşturma kapsamında, soruşturma aşamasında alınan 30.12.2011 tarihli;

Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporunda “Hastada meydana gelen sinir yaralanması ile yapılan gluteal intramuskuler novalgin enjeksiyonu arasında illiyet bağı olduğu ancak meydana gelen sinir yaralanmasının enjeksiyonun doğrudan sinirin içine veya bitişiğine yapılması sonucunda oluşabileceği gibi enjekte edilen ilacın toksik etkisinden de kaynaklanabileceği bununla birlikte hastanın fiziksel durumu (yaşlılığa bağlı kaşektik, kalça dokusu ince ve zayıf) gluteal intramuskuler enjeksiyon sonucunda yaralanmaya müsait olmasına rağmen gluteal bölgeden enjeksiyon uygulamasının tercih edilmiş olması ve enjeksiyon sırasında uyulması gereken pozisyona da uyulmaması nedeniyle meydana gelen sinir yaralanmasında hemşirenin kusurlu olduğu” kanaatine varıldığı;

Kovuşturma aşamasında alınan 21.01.2013 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunda ise “enjeksiyonun yapılış tekniği ve uygulanan bölgenin uyumsuzluğu yönünden tıbbi bir delil tanımlanmadığı, dava konusu olayda kişiye sol gluteal bölgeden intramuskuler enjeksiyon yapıldığının belirlendiği, enjekte edilen ilaçların doku içi yayılımı ile sinir hasarına neden olabileceklerinin tıbben bilindiği, bu durumun enjeksiyonların tekniğine uygun yapılması durumunda da daha önceden öngörülemeyecek ve önlenemeyecek arazlara sebep olabildiği;

Mevcut tablonun her türlü özene rağmen oluşabilecek, herhangi bir kusur ve ihmalden kaynaklanmayan komplikasyon” olduğunun mütalaa edilmesi karşısında iki rapor arasında çelişki bulunduğu, bu çelişkinin giderilmesi ve sanığın kusur durumunun tereddütte mahal vermeyecek şekilde tespiti için üniversitelerin konu ile ilgili bölümlerinde uzman öğretim görevlilerinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden inceleme yaptırılıp, alınacak rapordan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayinin gerekirken, eksik inceleme sonucu mahkumiyetine karar verilmesi,

Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Open chat