Tıbbi Uygulama Hatası İddialarında Arabuluculuk

Arabuluculuk, bir süredir ülke gündeminde idi. Son yasal düzenleme ile tıbbi uygulama hatası iddialarının çözümünde de popüler bir araç oldu. Bu nedenle bir dizi bilgi yazısı ile arabulucuları ve bu hizmetten yararlanmak isteyenleri “Arabuluculuk Uygulamalarına Adli Bilimler Desteği” sağlayan bizler bilgilendirmek istedik.

Tıbbi ihmal davalarının yargılama süreci çok uzun olup sıklıkla tarafları da memnun etmez. Arabuluculuk ya da uzlaşma ile çözüm; dava yolu ile çözümün en az üç-dört katı zaman tasarrufu sağlar. Üstelik muazzam kaynaklara ihtiyaç duyulmaz.

Arabuluculuk “tarafsız” bir arabulucu gözetiminde karşı taraflar arasında bir müzakeredir. Gönüllü ya da bir dava öncesi yasal zorunluluk nedeniyle başvurulabilir ve bir anlaşmaya varılmadıkça bağlayıcı değildir. Sorunlarını arabuluculuk ile çözmeyi kabul eden taraflar, süreci istedikleri zaman sonlandırabilirler.

Arabuluculukta tartışılan konular gizlidir. Bir arabulucu kendisine söylenen hiçbir şeye tanıklık etmeye zorlanamaz. Konuşulan konular aleyhe delil olmaz.

Taraflar ve arabulucular, karşılaşabilecekleri tüm tıbbi ve yasal konuları ya da medikolegal hususları anlamalarını sağlamak için deneyime ve uzmanlığa sahip bir bilirkişiden destek talep edebilirler.

Bilirkişi desteği ile tarafları, iddialarının lehine ya da aleyhine olan hususları tespit etmeye yönlendiren arabulucu, tespit edilen bulgunun bir tarafın iddiaları açısından yasal riskler içerdiği konusunda o tarafı aydınlatabilir. Bu hususu iddia sahibi dahi bilmiyor olabilir.

Günün sonunda taraflar birbirine çok daha fazla yaklaşır. Arabuluculuk başarısı anlamında önemli bir mesafe kaydedilmiş olur.

Arabuluculuk, hasta veya yakınlarına, sorunlarını resmi bir ortamda açıklama fırsatı verir. İddialarını bir davanın maddi külfeti ve diğer olası risklerini almadan ortaya koyabilmelerini sağlar.

Bu aşamada hasta ve yakınlarının çoğu zaman anlaşılır olmayan şikayetlerini, hukuksal sonuç doğuracak şekilde ortaya koymak, hukuksal tercümanlık yapmak; destek alınan bilirkişinin ilk görevi olacaktır.

Benzer şekilde, sağlık hizmeti sağlayıcısı, hasta ve yakınlarının tıbbi malpraktis iddiasına konu olan istenmeyen sonucun bir komplikasyon olduğunun objektif kanıtlarla ortaya konulmasını bilirkişiden talep edebilir.

Konunun tüm tıbbi ve medikolegal yönlerine hakim olan hukukçu arabulucu, tarafların iddialarının güçlü ve zayıf yönlerini anlamalarını kolaylaştırır.

Böylelikle bilirkişilik çıktılarının sağladığı destekle risk değerlendirmesi yapabilen taraflar, kendi pozisyonlarını daha iyi seçebilir. Bu aşamanın geçilmesi de uzlaşmak için önemli bir adım olacaktır.

Yukarıda bahsedildiği gibi, bilirkişi desteği ile nitelikli bir arabuluculuk hizmeti sunulması; tarafsız bir üçüncü taraf olarak, taraflar arasında doğrudan iletişimi kolaylaştırır. Arabulucu, her bir tarafın pozisyonlarını anlayarak, karşı tarafa tarafsız bir şekilde ileterek, müzakereleri kolaylaştırmayı başarabilir.

Tıbbi Malpraktiste Arabuluculuğun Avantajları:

Nitelikli Arabuluculuk Hizmeti

Hukukçuların, karmaşık tıp ve medikolegal konuları tam olarak kavrayamayabileceklerine dair haklı endişeleri bulunmaktadır. Tıbbi terminoloji ve sofistike tedavi metotları ilgili branştan olmayan hekimleri dahi zorlar.

Genellikle karar vermek durumundaki hukukçular mahkemelerde sunulan kanıtları tam olarak anlayamayabilir ve dikkatli bir şekilde değerlendiremez.

Karmaşık medikolegal konularda deneyim ve bilgi sahibi arabulucular ise konuyu çözebilir ya da sonraki aşamada mahkemeye değerlendirme için çok daha uygun belgelerin davaya sunulmasını sağlar.

Riskten Kaçınma

Tüm davalar risk içerir ve tıbbi ihmal davalarında da istisna bulunmamaktadır. Ayrıca sonuçları çok daha öngörülemezdir. Sonuçların öngörülemez olması ile ilgili hoş bir örnek, ceza ve hukuk davalarında aynı delillerin yadsınamayacak sıklıkta farklı kararlarla sonuçlanmasıdır.

Tıbbi ihmal davaları, taraflar için diğer dava türlerinden daha fazla risk oluşturabilir. Genel olarak, delilleri araştırmak için çok zaman gerekir ve avukat tutmak için önemli bir bütçe ayrılmalıdır. İstatistiksel olarak davaların önemli bir kısmı sağlık profesyonelleri lehine sonuçlanır.

Böyle bir karar, sıklıkla davacı ve avukatı için beklenmedik bir sonuç olur.

Öte yandan sağlık hizmeti sağlayıcısı da aynı finansal riskleri taşımaktadır. Risk, sigorta şirketleri için de yadsınamayacak durumdadır. Zira vicdanları etkileyen bir yaralanma, malpraktis olmasa da aleyhe karara neden olabilir.

Komplike bir olguda önyargılar sağlık hizmeti sunumunu yetersiz gösterebilir. Tıbbi uygulama hatası iddiaları genellikle karmaşık, tartışmalı yasal ve tıbbi bulguların değerlendirmesini içerdiğinden; bir taraf için verilen karar sıklıkla temyize gider.

Bu ilk karardan birkaç yıl sonra davanın geri dönmesi şeklindeki risk; davanın yeniden yargılama sürecine girmesi ve masraflarıyla sonuçlanabilir. Son olarak, sağlık hizmeti sunucularının tüzel ve kişisel itibarları risk altındadır.

Bu son durum arabuluculuk/uzlaşma tekliflerine daha sıcak bakılmasının başlıca nedenlerinden birini oluşturur. Özel ve gizli olarak yapılan arabuluculuk, tüm tarafların basına yansıyabilecek duruşma riskinden ya da maruziyetinden kurtulmasını sağlar.

Elbette yukarıda sayılan riskler için de bilirkişi destekli arabuluculuk alternatifi olmayan bir risk yönetim modeli olacaktır.

Finansal Maliyetlerin Azaltılması

Tıbbi ihmal davasını yargılamanın sonuna kadar götürmenin çok önemli bir maliyeti vardır. Taraflar yüzlerce, hatta binlerce sayfalık tıbbi kaydı değerlendirmek için uzman desteği almalıdır. Yeterli deneyim olmadığında bu dosyaların altında ezilmek çok olasıdır.

Üstelik dosya derlendiğinde inceleme henüz başlamaktadır;

  • Bilimsel standartlardan sapma,
  • Önlenebilir zarar,
  • Nedensellik bağı,

Maluliyet tazminat miktarının öngörülmesi gibi teknik konuların halledilmesi zorunludur. Bolam testi gibi uygulamalar ile bu süreçler dava düzeyinde derinlemesine ve arabuluculuk düzeyinde farklı düzlemlerde yönetilebilir. Bu farklılaştırılmış ya da basamaklandırılmış inceleme, maliyetleri sınırlandırır.

Kaygının Azaltılması

Malpraktis davaları kaçınılmaz olarak tarafları duygusal olarak olumsuz etkilemektedir. Arabuluculuk, erken bir aşamada bir olgunun en iyi nasıl çözüleceğini tanımlayarak, travmalardan kaçınılmasını sağlar. Ayrıca, duruşmada olduğu gibi yalnızca bir tarafın kazanacağı gerçeğinden uzaklaşılıp, kazan-kazan prensibi ortaya konulur.

En önemlisi önümüzü görmek her zaman kaygılarımızı azaltır. Klinisyenler, adli tıp ve sağlık hukuku uzmanları ile adli psikologlar eşliğinde sağlanacak destek yol haritamızı bilmemizi sağlar.

Arabuluculukta Bilirkişi Desteği ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için bize başvurabilirsiniz.

Yorulmaz Medikolegal

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Open chat