Maluliyet Çalışma Gücü Kaybı Raporlar Arası Çelişki

Yargıtay 17.Hukuk Dairesi Esas: 2016/ 19157 Karar: 2019 / 7995 sayılı ve 16.09.2019 tarihli karar

Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

1-Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 1086 sayılı HUMK’nın 74. maddesinde (6100 sayılı HMK m. 26) düzenlenmiş olup, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.

Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde, davacı için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla tedavi süresince yol gideri 1.000,00 TL., geçici ve sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle 19.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminat talep etmiş, bilirkişi raporunun tanzimini takiben, maluliyet nedeniyle 36.419,97 TL., geçici iş göremezlik zararı nedeniyle 4.872,24 TL., belgelendirilmiş tedavi gideri olarak 11.287.46 TL., yol gideri olarak 687,52 TL., bakıcı gideri olarak 5.980.78 olmak üzere toplam 59.247,97 TL. olarak talebini ıslah etmiştir. Mahkemece bu miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilerek, hüküm kurulurken talepten fazlasına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi (davacının tedavi ve bakıcı gideri talebinde bulunmadığı nazara alınarak) doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- “Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK’nın 46. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmektedir.

Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporlar kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra da Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’ne uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Mahkemece Adli Tıp Uzmanı hekimden 11.02.2015 ve 21.04.2015 tarihli iki adet rapor alınmış, ilk raporda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyetin bulunmadığı belirtilmiş, muayene sonucu düzenlenen ikinci raporda ise; yine aynı yönetmelik hükümleri gözetilerek davacının yaralanmasının vücut genel çalışma gücünden % 8,1 oranında kaybettiği belirlenmiş, mahkemece bu maluliyet oranı kabul edilerek hesaplama yapılmış ve sonucuna göre hüküm kurulmuştur.

Dava konusu kazanın 22.10.2013 tarihinde meydana geldiği ve raporlar arasında çelişki gözetildiğinde Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri esas alınarak Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’ndan denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerekmektedir…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Open chat