İş Kazaları ve Hekim Sorumluluğu

Soru: İş kazası nedir?

Cevap: 6331 SK m.3: İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olay.

5510 SK m.13: İş kazası;

  1. a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
  2. b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
  3. c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  4. d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
  5. e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.

Soru: İş yerinde intihar iş kazası mıdır?

Cevap: İntiharın iş nedeniyle gerçekleşmesi önemli değildir, olayın iş yerinde gerçekleşmesi iş kazası olması için yeterlidir.

Soru: İş yerinde doğal hastalık örneğin yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması iş kazası mıdır?

Cevap: İş yerinde meydana gelen doğal hastalıklar bu kapsamda beyin kanaması SGK tarafından iş kazası olarak kabul edilmektedir.

Soru: İşe giderken serviste fren sonucu yaralanma olursa iş kazası mıdır?

Cevap: Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında gerçekleşen kazalar iş kazasıdır.

Soru: Hastanede sadece ameliyat yapan (ameliyathane kullanım sözleşmesi çerçevesinde) muayenehane sahibi hekim, HIV hastalığı olan hastaya tıbbi müdahalede bulunurken eline iğne batırırsa iş kazası sayılır mı ve ihbar yükümlülüğü doğar mı?

Cevap: Bir olayın iş kazası sayılabilmesi için bir iş ilişkisinin olması ve bundan dolayı sigortalılık halinin mevcudiyeti gereklidir. Bu olayda bu şartlar sağlanmamaktadır.

Soru: İş kazalarında sorumluluk dağılımı yapılması gerekli mi?

Cevap: İş kazalarında sorumluluk dağılımı mahkeme tarafından yapılır. Ayrıca SGK tarafından olayın iş kazası olup olmadığı, kimlerin sorumlu olduğu araştırılarak raporlanır.  5510 sayılı kanun 21. Maddesinde “İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu” düzenlemesi de mevcuttur.

Soru: İş kazaları aynı zamanda adli olgular mıdır? Bu olguların bildirimi nasıl nerelere yapılır? İhbar için süre var mıdır?

Cevap: İş kazaları aynı zamanda adli olgudur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 280. Maddesinde sağlık mesleği mensuplarının ihbar yükümlülüğü düzenlenmiştir.

Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi

 (1) Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler anlaşılır.”

Adli olgu bildirimleri, var ise hastane polisine, yok ise sorumlu polis amirliği, jandarma karakolu veya Cumhuriyet Savcılığına yapılır. Düzenlenen adli raporlar imza karşılığı teslim edilmeli, telefonla yapılan ihbarlar kayıt altına alınmalıdır.

Sağlık mesleği mensubunun asli görevi işlenen suçları bildirmek değil, tıbbi hizmet sunmak olduğundan, gerekli müdahaleden sonra makul süre içinde bildirimde bulunulması gereklidir.

Soru: İş kazası bildirimi nedir? Ne zaman yapılır?

“6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

İş kazası ve meslek hastalıklarının kayıt ve bildirimi

MADDE 14 – (1) İşveren;

  1. a) Bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleri yaparak bunlar ile ilgili raporları düzenler.
  2. b) İşyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme neden olmadığı halde işyeri ya da iş ekipmanının zarara uğramasına yol açan veya çalışan, işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli olan olayları inceleyerek bunlar ile ilgili raporları düzenler.

(2) İşveren, aşağıdaki hallerde belirtilen sürede Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur:

  1. a) İş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü içinde.
  2. b) Sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimi tarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını, öğrendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde.

(3) İşyeri hekimi veya sağlık hizmeti sunucuları; meslek hastalığı ön tanısı koydukları vakaları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularına sevk eder.

(4) Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal eden iş kazalarını, yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucuları ise meslek hastalığı tanısı koydukları vakaları en geç on gün içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir.

(5) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenir.

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu

İş kazasının bildirilmesi ve soruşturulması

İş kazasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;

  1. a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde,
  2. b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü içinde,
  3. c) iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a) bendinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar.

Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabilir. Bu soruşturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, 96 ncı madde hükmüne göre tahsil edilir.

İş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir”

Bununla birlikte uygulamada, özel hastanelerde provizyon iş kazası olarak alınmış veya epikriz gibi tıbbi belgelere iş kazası bilgisi girilmiş ise SGK’ya ayrıca bildirim yapılmamaktadır.

Soru: Klinik olarak iş kazası düşünülüyor ise ve hasta iş yerinde olmadığını iddia ediyorsa, iş kazası bildirimi gerekli mi? Hekim iş kazası tanısını nasıl koyar? Klinik bulgularla mı? Anamnezde bildirilen bilgilerle mi?

Cevap: Hekimin klinik bulguları ile anamnez uyumlu ise iş kazası tanısı koyması ve iş kazası bildirimi yapması gerekir.  Hastanın anamnezinin ayrıntılı şekilde alınıp kaydedilmesi ciddi öneme sahiptir.

Hekimin klinik bulguları ile anamnez uyumlu değil ise şüpheli bir durum olduğundan adli olgu bildirimi yapmalıdır. İş kazası olup olmadığını araştırma yükümlülüğü hekimde değildir. Zira hekimin savcı ya da kolluk kuvvetleri gibi bir araştırma yetkisi bulunmamaktadır.

Bir olayın iş kazası olup olmadığı yine SGK müfettişlerince araştırılır. 5510 sayılı Kanunun 13/4. maddesinde;  yapılacak soruşturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığının anlaşılması halinde, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemelerin, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, “Yersiz ödemelerin geri alınması” başlıklı 96 ncı maddesi hükmüne göre tahsil edileceği düzenlenmiştir.

Soru: Klinik bulgular ile anamnez olarak iş kazası düşünülüp bu şekilde tıbbi kayıt düzenlenip ihbar edilen bir olguda daha sonra hasta anamnezinin yanlış anlaşıldığını ileri sürüp kayıtların düzeltilmesini, ihbarın geri çekilmesini isteyebilir mi?

Cevap: HHY m.17 kapsamında hastanın tıbbi kayıtlarının düzeltilmesi talep hakkı mevcuttur.  Hastanın bu yeni beyanı makul ve kabul edilebilir nitelikte ise böyle bir durumda önerimiz; hastanın bu beyanı kayda alınarak SGK ve Sağlık Müdürlüğü’ne, konu ile ilgili bilgi verilerek düzeltme yapılacağı hususunda teyit alınması şeklindedir.

Soru: Hasta olayın evinde ya da sokakta olduğu bilgisini verdiği için tanı konulamayan ve ihbar edilemeyen bir olguda hekim sorumluluğu nedir?

Cevap: Hekim burada şüpheli bir durum ile karşılaşır ise adli vaka bildirimi yapabilir. Örneğin kişinin üzerinde iş kıyafetleri var ise, hasta/yakını öyküsünde çelişkiler mevcut ise vb. Aksi takdirde sorumluluğu olmayacaktır, zira hastanın beyanı esastır.

Av. Meltem Aksoy

Av. Yazgülü Taştemir

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Open chat