İnsan Hakları ve Adli Tıp

Bugün 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü. 17. Adli Bilimler Kongresi’nin ardından notlarımızı paylaşmaya devam ediyoruz. 2. günün önemli sunumlarından biri “ Humanitarian Forensics”-“İnsancıl Adli Tıp Uygulamaları” idi.  “Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu”, “İnsancıl Adli Tıp Uygulamaları” için Adli Tıp profesyonelleri ile sıkı ilişki içerisinde çalışmalar yürütmektedir. 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi‘nin içeriğinden kısaca söz ederek Adli Bilimler bakış açısı ile kongre notlarını paylaşmaya devam ediyoruz.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde belirtildiği gibi uyruk, ikamet yeri, cinsiyet, ulusal veya etnik köken, din, dil veya diğer herhangi bir statüye dayalı ayrım olmaksızın her yerde her bireyin yaşama hakkı başta olmak üzere tüm haklarının garanti altında olmasını diliyoruz.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi?

Türkiye, 6 Nisan 1949’da bu antlaşmayı imzalamıştır.
İnsan Hakları Bildirgesi önemli maddelerinden bazıları şunlardır:
* Bütün insanlar hür ve eşit doğarlar.
* Her kişinin fikir, vicdan ve din hürriyeti vardır.
* Herkes ırk, cins, dil ve düşünce farkı gözetmeksizin insan hak ve hürriyetlerine sahiptir.
* Hiç kimse kölelik ve kulluk altında yaşamaya zorlanamaz.
* Hiç kimseye insanlık dışı, haysiyet kırıcı cezalar uygulanamaz.
* Her insan eğitim hakkından yararlanabilir.
* Hiç kimse keyfi olarak tutuklanamaz.
* Herkesin çalışma, işini serbestçe seçme, iyi şartlarda çalışma ve işsizlikten korunma hakkı vardır.

“Eğer devamlı barış isteniyorsa insan kitlelerinin durumlarını iyileştirecek uluslararası tedbirler alınmalıdır. İnsanlığın tümünün gönenci, açlık ve baskının yerine geçmelidir. Dünya vatandaşları haset, aç gözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde eğitilmelidir.

“Mustafa Kemal Atatürk”

17. Adli Bilimler Kongresi’nin İnsancıl Adli Tıp Uygulamaları panelinde konuşmacı olan

Sayın Prof. Dr. Duarte Nuno Vieira’nın konuşmasından edindiğimiz notlar:

İnsani yardım eyleminin amacı, çatışmalardan ve doğal afetlerden etkilenen insanları desteklemek, hayatlarını ve sağlıklarını korumak, acıyı hafifletmek ve insanlık onurunun korunmasını güvence altına almaktır.

İnsani yardım eyleminde temel ilkeler ücretsiz olması ve uluslararası yasalar ile korunmasıdır.

Aşağıda sıralanan etik prensiplere uygun davranmak gerekmektedir.

İnsanlık: İnsani yardımın ihtiyaç duyulan her yerde ve bireyin haysiyetine ve haklarına saygı gösterecek şekilde sağlanması

Adaletli olmak: Ayrımcılık yapılmadan ve ihtiyaca göre yardım sağlanması

Tarafsızlık: Herhangi bir düşmanlık gütmeden, siyasi, dini veya ideolojik nitelikteki tartışmalarda taraf tutmadan yardım sağlanması

Bağımsızlık: Diğer aktörlerin siyasi, ekonomik, askeri veya diğer amaçlarından bağımsız yardım sağlanması

İnsancıl Adli Tıp Uygulamaları

İnsanların acısını hafifletmeyi ve silahlı çatışma ile felaketlerin tüm kurbanlarının haysiyetini korumayı amaçlayan, adaletli, tarafsız ve bağımsız bir şekilde, ücretsiz olarak ve uluslararası insancıl hukuk çerçevesinde gerçekleştirilen adli bilimler faaliyetleridir

İnsancıl adli tıp uygulamalarının hayata geçirilmesi nasıl kolaylaştırılabilir? İnsancıl uygulamalar alanında adli bilimleri ilgilendiren durumlarla ilgili hangi zorluklar bizleri bekliyor? Bu alanda yapılacak uygulamaların kapasite ve yeterliliğini etkileyen faktörler nelerdir?

İlgili linkte konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgiye ulaşılabilmektedir.

Doğal afetler ve insan eliyle yaratılmış krizlerle daha sık şekilde karşılaşmaktayız. Doğal afetler, depremler, kazalar, terör olayları, savaşlar bunlara örnek olarak gösterilebilir. Afet durumlarında özellikle kadına, çocuğa ve yaşlıya yönelik şiddetin arttığının bilindiğine dikkat çekilmiştir. Bunun yanında işkence, uygun olmayan gözaltı şartları gibi insanlık suçlarında da insancıl adli tıp uygulamaları devreye girmektedir.

Bu uygulamaların hayata geçirilmesinin idari, istatistiki ve hukuki sorumlulukların yanında gerçek, adalet ve hesap verilebilirlik, telafi edilebilirlik, farkındalık ve toplum hafızası ile insanların ne olduğunu bilme hakkından ileri gelen sorumlulukları da bulunmaktadır.

Adli tıp profesyonelleri ölenlerin bedenlerinin kurtarılması ve kimliklendirilmesi, ölüm ve yaralanmaya ait bulguların kaydedilmesi alanında eğitimli kişilerdir. Bu eğitimleri dolayısıyla afet/kriz durumlarında bu alanda çalışabilmekte, uygun dokümantasyon ve bu durumların tekrar yaşanmasının engellenmesi sürecinde katkı verebilmektedirler.

Uluslararası Kızılhaç Örgütü ve Birleşmiş Milletler

Uluslararası Kızılhaç Örgütü uzun süredir insancıl adli tıp uygulamaları kapsamında insani yardıma ihtiyaç duyulan her yerde, insan haklarını koruma ve yardım sağlama görevlerini başarıyla yürütmektedir. Bu örgütün kriz/afet durumlarında başvurulacak pek çok kaynağı da bulunmaktadır.

1.kaynak önerisi

2.kaynak önerisi

3.kaynak önerisi

Uluslararası Kızılhaç Örgütü adli bilimcilerin iletişimini kuvvetlendirmek amacıyla yaptığı etkinliklerin yanında eğitimi teşvik etmek amacıyla teorik ve pratik uygulamaların planlanması alanında da çalışmalar yürütülmektedir.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu bünyesinde de insani yardım adına benzer uygulamalar yapılmakta, insancıl adli tıp uygulamaları ile sıkı ilişki içerisinde çalışmalar yürütülmektedir. Birleşmiş Milletler bünyesinde hazırlanmış Minesota Protokolü, İstanbul Protokolü ile Dünya Sağlık Örgütü iş birliği ile hazırlanmış cinsel saldırılara yönelik kaynaklar şu şekildedir:

4.kaynak önerisi

5.kaynak önerisi

6.kaynak önerisi

Afet/kriz durumlarının ortak özelliği beklenmedik olmalarıdır. Öyleyse hazırlıklı olmak için yapmamız gerekenler bulunmaktadır:

Hukuki ve adli tıbbi hizmetleri geliştirmek, bu alanda yapılacak çalışmaları teşvik etmek

Sahada kullanılabilecek yönergeler, standart uygulamalar oluşturmak

Eğitim, eğitim, eğitim!

Yaşananlardan ders almak ve çıkarımları bir sonraki olayı engellemeye yönelik kullanmak

Oturumun diğer konuşmacısı Sayın Prof. Dr. Denis A Cusack’ın sunumundan edindiğimiz notlar:

Adli tıp uygulamaları yasal çerçeve içerisinde uygulanacak belirli becerilere sahip olmayı gerektirmektedir. Bu uygulamalar kapsamında sadece teşhisi değil, aynı zamanda herhangi bir olayı çevreleyen koşulları açıklığa kavuşturmak ve belirtmek gerekebilir. Bu hedeflere ulaşmak için, gerçeklere ulaşmak adına kanıtların sunulması ve aydınlatılmasına temel oluşturacak tıbbi, adli tıbbi ve hukuki bilgilerinin bir kombinasyonu gereklidir.

Adli tıbbın tanımı ve uzmanlık programları ile ilgili ayrıntılı bilgiye European Council of Legal Medicine (ECLM) ilgili dokümanından ulaşılabilir.

Adli tıp uygulamaları kapsamında insan hakları çalışmalarında kullanılmak üzere birtakım standartlar belirlenmiştir.

Otopsi

Olay yeri incelemesi, otopsiyi yapacak hekimler, kimliklendirme, otopsi öncesi/sırası/sonrasında dikkat edilmesi gerekenler, dış muayene, iç muayene, özel durumlar ve raporlandırma süreci ile ilgili başlıklar içermektedir.

Akreditasyon

Tesis ve olanaklar, toplu ölüm olaylarının planlanması, kimliklendirme, morg, histoloji, toksikoloji, raporlar ve kayıt sistemi, adli patologlar ve diğer çalışanlar, destek birimleri, konsültan hekimler gibi başlıklar altında adli otopsi ve adli patoloji hizmeti veren kurumların akreditasyon süreci belirlenmiştir.

Olay yeri incelemesi

Olay yerine varış ve ilk inceleme, olay yerinde cesetlerin muayenesi, delil toplanması, gerekli yöntem ve malzemelerle ilgili standartlar aktarılmıştır.

Cinsel saldırı

Genel yaklaşım, tıbbi muayene, jinekolojik muayene, alınacak örnekler, raporlandırma süreci ve yetişkin olmayanlara yönelik bilgilerin bulunduğu standartlar aktarılmıştır.

Yaşlı istismarı

İnsan hakları, istismar çeşitleri, önleme ve değerlendirme çalışmaları, muayene ve raporlandırma sürecine ilişkin ilkeler belirlenmiştir.

Toplu Ölümlerde Kimliklendirme/Adli Antropoloji uygulamalarına yönelik yapılan çalışmalar olgular üzerinden aktarılmıştır.

Panelin bir diğer konuşmacısı Sayın Prof. Dr. Dina Shokry’nin sunumundan edindiğimiz notlar

Arap dünyası 422 milyon kişiyle 22 farklı ülkeden oluşmaktadır. Arap dünyasında güncel adli tıbbı ilgilendiren sorunlar arasında; göçmen sayısının artması, illegal göç esnasında yaşanan bot kazaları ve boğulmalar, silahlı çatışma ve savaşlar ve diğer toplu ölümler bulunmaktadır. Konuşma sırasında yakın zamanda Arap dünyasında meydana gelen güncel toplumsal olaylardan örnekler verilmiştir.

Süreçte karşılaşılan zorluklar 3 ana başlıkta toplanmaktadır:

Tıbbi kayıtların ve toplanan örneklerin yetersizliği

Otopsi reddinin kültürel boyutu

Adli bilimlerde uzman eksikliği (odontoloji, antropoloji vb.)

Bu zorlukların giderilmesine yönelik önerilen eğitim modülü Arap dünyası ile kültürel açıdan benzer bölgelerde görev yapan sağlık çalışanları arasında uzmanlık bilgisi açısından iletişimi sağlamak ve uygun dokümantasyon sürecinin yerleşmesini sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Teorik ve pratik uygulamaların yanı sıra eğiticinin eğitimi kapsamındaki çalışmaları özellikle uzman eksikliği yaşanan alanlara yönelik belirlenmiştir. Eğitim, eğitim, eğitim!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Open chat