Yaşlı İstismarı Bilirkişi Rapor Örneği

15 Haziran Dünya Yaşlı İstismarı Farkındalık Günü anısına “Adli Psikiyatri” eğitim bölümümüz içine bir yaşlı istismarı türü olan ekonomik istismar ile ilgili “fiil ehliyeti” bilirkişi rapor örneği konulması uygun görüldü. Bu bölüme çok yakında TMK ile istismarın önlenmesine yönelik diğer yasal mevzuat, hekim sorumluluğu gibi örnekleri içeren bir çok mütalaa ana hatları ile eklenecektir. Hukuk ve Tıp mensubu meslektaşlarımıza faydalı olması dileği ile. Özellikle hekimlerin cezai ve hukuki risklerinin minimalize edilmesi bu sitenin temel amacıdır.

 

BİLİMSEL MÜTALAA

M. TARİH ve SAYI….
MÜTALAAYI İSTEYENAv. ..
M. HAZIRLAYANLARProf. Dr. …
MÜTALAANIN KONUSU.. adına düzenlenmiş, ….. tarihli Aile Sağlığı Merkezi Raporu, Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu ve … Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanmış mütalaaların medikolegal olarak değerlendirilmesi suretiyle, ….. tarihinde düzenlenen vekaletname tarihinde kişinin vekaletname düzenlemek için hukuki ehliyetinin bulunup bulunmadığı, akit tarihinden 3 ay önce demans tanısı konan ileri yaştaki …’ kanser nedeni ile operasyon öncesi hastanede yattığı dönemde yakınlarının isteği üzerine hastaneden çıkarılarak vekaletname düzenlemeye götürülmesinin yaşlı istismarı açısından incelenmesi.

Bilindiği üzere Ceza Muhakemesi Kanunu m.67/f.6, 68/f.3, 178, 179 uyarınca ceza muhakemesinde taraflara da bilirkişi seçme yetkisi öngörülmüş ve böylece ceza muhakemesi süjelerinin bilimsel görüşlerden kapsamlı ve çok yönlü bir biçimde yararlanabilmeleri olanağı tanınmıştır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda, uzman kişi (CMK m.178), bilirkişi (CMK m.179) olarak adlandırılan bu kişilerin hazırlayacakları raporlara uzman mütalaası (CMK m.67), bilimsel mütalaa (CMK m.68/f.3) adı verilmiştir. “Bilirkişi raporu, uzman mütalaası” başlığını taşıyan CMK m.67/f.6 uyarınca taraflar, soruşturma veya kovuşturma konusu olayla ilgili olarak veya bilirkişi raporunun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere ya da bilirkişi raporu hakkında, uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler. Ayrıca CMK’da yer alan bu düzenlemeye paralel olarak 01.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 293. Maddesinde uzman görüşü müessesesine yer verilmiştir. Tarafımızdan da yukarıda belirtilen mevzuat kapsamında, Av….’nın talebi üzerine mütalaa hazırlanmıştır.

A-İNCELENEN BELGELER

B-DEĞERLENDİRME

Aile Sağlığı Merkezinde düzenlenen hukuki ehliyet raporunun bilimsel standartlara uygun mudur?

Günlük öğretide, hukuki ehliyet raporlarının düzenlenmesi ile ilgili “medikolegal risk yönetimi” başlıklı eğitimlerimizde, açık bir ifade ile “akli melekelerinin yerinde olduğu” şeklindeki, muayene bulgusu, kognitif test sonucu ve akit türü gibi bilgileri içermeyen bir paragraflık tıbbi raporların; tıbbi, hukuki ve etik nedenlerle geçerli olamayacağı anlatılmaktadır. Bu raporlar sıklıkla bilgi eksikliği sonucu hazırlansa da, çıkar iddiaları ile birlikte hekimlerin suçlanmasına yol açmaktadır. Ancak elbette her hekimin rapor düzenleme yetkisi bulunmaktadır.  Yorulmaz MedikoLegal verdiği eğitimlerle aile hekimlerinin hukuki ehliyet raporları vermesini desteklemektedir. Sağlık otoritesi ve yasal otoritenin kararı da bu yöndedir.

Kişi vefat ettikten sonra ATK ve … Tıp Fakültesi Adli Tıp AD tarafından düzenlenen mütalaaların medikolegal olarak değerlendirilmesi:

ATK mütalaasında, yukarıda sözü edilen geçerli olamayacak bir rapor referans alınarak; olgunun hukuki ehliyetinin olduğu varsayılıp,  “hukuki ehliyetini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede başkaca tıbbi bulgu veya belgeye rastlanmadığı” şeklinde görüş bildirilmiştir. Tarafımızca düzenlenen mütalaada, kişinin tüm tıbbi verileri kronolojik bir tablo haline dönüştürülerek, kişinin akit tarihinden 3 ay kadar önce demans tanısı ile tedavi altına alındığı, ve akit tarihinden bir süre sonra yapılan mini mental test sonucunun ağır demansı gösterir şekilde 10/30 şeklinde sonuçlandığı açıklanmıştır. Tıp Fakültesinin Adli Tıp AD’nda düzenlenen mütalaada; ASM tarafından düzenlenen rapor eleştirilerek, kişinin akit tarihinde hukuki ehliyetinin bulunmadığı kanaati bildirilmiştir. Tarafımızca da bu kanaat uygun bulundu.

kanser nedeniyle planlanan ameliyat öncesinde hastanede yatmakta olan kişinin yakınlarının talebi üzerine 1 günlüğüne hastaneden çıkarılarak ve ASM’den rapor aldırılarak vekaletname düzenlemeye götürülmesinin değerlendirilmesi:

…. “herhangi bir kimse üzerinde onun irade serbestisini ihlal edecek nitelikteki haksız ve kanunsuz tesir” anlamına gelmektedir.  Bu eylemin yerine getirilmesi de kanuni akit hazırlayan birinin üzerindeki nüfuzunu kötüye kullanmaktır. Bu husus, ülkemizde genel olarak bilinmesine rağmen, bilirkişilik uygulamalarında bütünü ile göz ardı edilen bir durumdur. Kanunsuz tesir etmedeki hukuki faktörler bilinmektedir. Bunlardan en önemlisi hukuki tasarrufta bulunanın mental fonksiyonlarındaki zayıflamadır. Olgunun tıbbi hastalıkları, bilişsel fonksiyonlarında zayıflama ve yaşlılığına paralel olarak, yukarıda açıklanan yetersiz değerlendirmelere rağmen, ilerleyici bir şekilde yaşamsal fonksiyonlarının azaldığı, hukuki ehliyetinin tartışmalı hale geldiği belirlenmiştir. Bu tür durumlarda kişi güvendiği kişilerden herhangi biri tarafından düşünce empozisyonuna maruz kalabilmekte ve o kişinin menfaatleri doğrultusunda kullanıma (istismara) açık hale gelebilmektedir.

Düzenlenen mütalaada bir yaşlı istismarı türü olan “…….” kavramı, olayın özellikleri çerçevesinde tartışıldı. Ayrıca, vekaletname düzenlenmesi için alınan hukuki ehliyet raporunun, kişinin sürekli başvurduğu ve takiplerinin yapıldığı bir nöroloji uzmanından alınmamasına da dikkat çekildi.

C-SONUÇ

… doğumlu … hakkında düzenlenmiş yukarıda kayıtlı adli tıbbi belgelerin incelenmesinden elde edilen bilgi ve bulgular dikkate alındığında;

1)…’nın akit tarihi olan, … yılı öncesinde de Alzheimer Hastalığı bulunduğunu gösteren tıbbi belge, ilaç kullanımı ve  bulgular bulunduğu,

2)Bir gün sonra ameliyat yapılması planlanan, başkalarının bakımına bağlı olduğunu hisseden bir hastada, yaşadığı ruhsal travmanın, verdiği kararlardaki etkisinin, hiçbir bilirkişi raporunda ele alınmamasının; bir yaşlı istismarı türü olan, değerlendirme bölümünde açıklanan “yaşlının iradesinin kanun dışı şekilde etkilenmesi” olasılığının saptanmasını önlediği,

3)…’nın tıbbi hastalıkları ve yaşlılığına paralel olarak, ilerleyici bir şekilde yaşamsal fonksiyonlarının bozulduğu, hukuki ehliyetinin tartışmalı hale geldiği, bu tür durumlarda olan kişilerin “güvendiği” kişilerden biri tarafından düşünce empozisyonuna maruz kaldığında,  o kişinin menfaatleri doğrultusunda kullanıma (istismara) açık olacağı,

4)Dolayısı ile bu tür olgularda akit sırasında kişinin iradesinin kanuni olmayan bir şekilde etkilenmiş olma olasılığının da ekarte edilmesinin zorunlu olduğu,

5)….

….

….

16)Tüm bu bilgiler birlikte değerlendirildiğinde, …’nın 12.06.2013 tarihinde vekaletname düzenlemek için hukuki ehliyetinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Saygılarımla.

 

Prof. Dr. ….

Öğretim Üyesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Open chat