Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Davası

Bölge Adliye Mahkemesi İstanbul  8. Hukuk Dairesi

2019/3891 Esas- 2019/4177 Karar Sayılı Ve 26.12.2019 Tarihli Karar

Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Davası

Tahkim Komisyonunca Usulüne Uygun Bir Biçimde Düzenlenmiş Maluliyete İlişkin Rapor Alınması Gerekliliği

(2918 S. K. m. 97) (6098 S. K. m. 49) (6100 S. K. m. 353)   …GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeninin içinde yolcu olarak bulunduğu … plaka sayılı araç ile davalı … nezdinde trafik sigortalı olan davalı …’ın sürücüsü, diğer davalı …’ın da maliki bulunduğu … plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde 07/04/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, aylık net 3.598,88-TL ücretle çalışan vekil edeninin ağır bir biçimde yaralanarak,

… Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından temin edilen rapordan da anlaşılacağı üzere, %66 oranında maluliyete uğradığını ve bakıma muhtaç hale geldiğini, kazanın meydana gelmesinde … plaka sayılı araç sürücüsü …’ın tam kusurlu olduğunu;

Davalı … şirketine yapılan başvurunun 17/10/2016 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, herhangi bir sonuç alınamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL’si geçici iş göremezlik zararına, 271.724,83-TL’si sürekli iş göremezlik zararına, 3.000,00-TL’ si bakıcı gideri zararına ve 1.000,00TL’si de SGK’ca karşılanmayan tedavi giderlerine karşılık olmak üzere toplam 276.824,83-TL maddi tazminatın tüm davalılardan kaza tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte, 100.000,00-TL manevi tazminatın da sigorta dışındaki davalılardan kaza tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı … vekili cevabında özetle; 07/04/2016 günlü kazaya karıştığı belirtilen… plaka sayılı aracın, vekil edeni şirket nezdinde 02/02/2016-02/02/2017 tarihleri arasını kapsar biçimde trafik sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı bulunduğunu, bu nedenle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun belirlenmesi gerektiğini;

Ayrıca davacıda meydana gelen maluliyetin oranının, bakıcı ihtiyacı olup olmadığının ve davacının uğradığı zararın hesaplamasının 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlardaki ilkelere göre belirlenmesini istediklerini, bundan ayrı, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerin teminat dışı olduğunu, tedavi giderlerine ilişkin talepler bakımından da sigorta şirketine ait sorumluluğunun SGK’na geçtiğini, ayrıca avans faizi isteğinin yersiz olduğunu belirterek davaya karşı koymuş, 07/04/2017 günlü beyan dilekçesinde de her ne kadar davacı tarafça dava açılmadan önce, sigorta şirketine yapılmış bir başvuru bulunmakta ise de, bu başvurunun usulüne uygun bir başvuru niteliğinde olmaması nedeniyle, 6704 sayılı yasa ile değişik 2918 sayılı yasanın 97.madde hükmü gereğince, davanın esasen dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiği bildirmiştir.

Davalı … vekili cevabında özetle; kazanın meydana gelmesinde vekil edeninin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, zira kazaya karışıp karışmadığının dahi henüz belirlenmiş olmadığını, maluliyete ilişkin raporun yetersiz olduğunu, SGK’ca karşılanmayan tedavi giderlerine ilişkin talep bakımından da herhangi bir belge sunulmadığından, bu yöndeki isteğin de yerinde olmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok fazla bulunduğunu, avans faizinin de haksız bir talep olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı …, davaya karşı cevap vermemiş ve yargılama oturumlarına da katılmamıştır.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları, olayla ilgili olarak … 11.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/35 esasında görülen ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası ile tüm dosya kapsamı gözetilerek; davacının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının oluşmasında … plaka sayılı araç sürücüsü davalı …’ın tam kusurlu olduğu, ATK 2. İhtisas Dairesince düzenlenen rapordan da anlaşılacağı üzere, davacının kaza neticesinde %38.2 oranında beden gücü kaybına uğradığı ve iyileşme süresinin 9 ay bulunduğu görüşünden hareketle, PMF yaşam tablosu, 0 teknik faiz ve asgari ücret baz alınarak düzenlenen hesap bilirkişisi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile;

“1-)Maddi tazminat talebi bakımından: geçici tam işgöremezlikten kaynaklanan 1.000,00 TL ve sürekli kısmi işgöremezlikten kaynaklanan 181.341,40 TL olmak üzere toplam 182.341,40 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı … şirketinin sorumluluğu sigorta poliçe limiti ile sınırlı tutulmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin ve yerinde görülmeyen sair istemlerin reddine,

2-manevi tazminat talebi bakımından: davanın kısmen kabulü ile taktiren 70.000,00 tl manevi tazminatın davalılar … ve …’dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin taktiren reddine, 3-31/10/2016 tarihli geçici ödeme kararının infazda dikkate alınmasına,” karar verilmiştir.

Karara karşı davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı … vekilinin istinaf nedenleri; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediği için savunma haklarının kısıtlandığı, kaldı ki söz konusu bu rapordaki hesaplama yönteminin ve hesaplamaya esas maluliyet ilişkin raporun trafik sigortası genel şartlarına aykırı olduğu, geçici iş göremezlik zararının da değişen genel şartlardaki düzenlemelere göre SGK’nun sorumluğuna geçtiğinin göz ardı edildiği, mahkemece kusur raporu alınmadan ceza yargılamasında temin edilen raporun yeterli sayılmasının da doğru bulunmadığı, kabule göre de reddedilen maddi ve manevi tazminatlar bakımından vekille temsil edilen davalılar yararına belirlenen vekalet ücretinin karardaki yazım hatası sonucunda “davacılardan alınarak davalılara verilmesi” yerine, “davalılardan alınarak davacıya verilmesi” şeklindeki ifadenin de düzeltilmesi gerektiği hususlarına ilişkindir.

Davalı … vekilinin istinaf nedenleri ise; vekil edeninin davacının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasına karışıp karışmadığı belirlenmeden ve dosya kapsamında kusur raporu alınmadan, sorumluluğu yoluna gidilmesinin hatalı olduğu, maluliyet raporunun yeterli ve geçerli bir rapor niteliğinde olmadığı, belirlenen maddi ve manevi tazminat tutarlarının fahiş bulunduğu ve kabule göre de, sehven de olsa reddedilen maddi ve manevi tazminatlar bakımından aleyhlerine vekalet ücreti takdir edilmesinin de usulsüz olduğu hususlarına yöneliktir.

İstinaf edenlerin sıfatına, istinafların kapsam ve nedenleriyle sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.

Görülmekte olan davada, trafik kazasının 07/04/2016 tarihinde meydana geldiği ve davalı … şirketinin sorumluluğunun kapsamını belirleyen poliçenin düzenlenme tarihinin de 02/02/2016 olduğu anlaşılmaktadır. 2918 sayılı KTK’nun 90.maddesinde 6704 sayılı yasayla yapılan değişiklikten önce, “Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularından Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır, denilmekte iken 26/04/2016 tarihinde yapılan değişiklikten sonra, “Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları kapsamındaki tazminatlar, bu Kanun ve Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.

Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

818 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin olan 41 ve devamı maddelerinde ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin olan 49 ve devamı maddelerde bu hesaplamanın ve değerlendirmelerin ne şekilde yapılacağına ilişkin somut herhangi bir düzenleme bulunmadığından, hesaplamalar Yargıtay İçtihadları doğrultusunda yerleşmiş uygulamalara göre belirlenmiş ve bu belirlemelerde de, PMF Yaşam Tablosu ile progresif rant usulünün uygulanması gerektiği yönünde olmuştur.14/05/2015 tarihli 29355 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 01/06/2015 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Bu durumda, davalıların sorumluluğun dayanağını ve kapsamını belirleyen trafik sigortası poliçesinin ayrılmaz bir parçası olan, genel işlem koşulu niteliği de taşımayan ve Hazine Müsteşarlığı tarafından düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının kapsamı tüm taraflarca bilindiğinden ve poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda maddi tazminatların nasıl hesaplanacağı ve hesap yönteminin ne olacağına dair açık bir düzenleme bulunmadığından; policenin düzenlenme tarihi itibariyle işletenin hukuki sorumluluğunu poliçe ve genel şartlar kapsamında üstlenen sigortacıya karşı yöneltilen davalarda hesaplama ve değerlendirmelerin 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlardaki esaslara göre yapılması gerektiği konusunda duraksamamak gerekir.

Sürekli sakatlık teminatı ilgili genel şartların A.5/c maddesinde düzenlenmiş yine genel şartlara ek olarak çıkarılan cetvel Ek:3’te sürekli sakatlık tazminatı hesaplamasının ne şekilde yapılacağı belirtilmiştir. Ek:3 cetvelin 3.maddesinde 01/06/2015 tarihinden sonra meydana gelecek trafik kazalarında TRH-2010 tablosunun dikkate alınacağı belirtilmiş, yine diğer maddelerde de, sürekli sakatlık tazminatının ne şekilde hesaplanacağı ifade edilmiştir.

Ayrıca genel şartlar A:5/c maddesinde, sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, Sakatlık Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporlarına İlişkin Mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınacağı belirtilmiştir.

Davacının maluliyetine ilişkin olarak hükme esas alınan ve Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunca düzenlenen 30/05/2018 tarihli raporun Sakatlık Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporlarına İlişkin Mevzuat doğrultusunda değil, “11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” hükümlerine göre hazırlanmış olduğu, dolayısıyla yetersiz nitelik taşıdığı anlaşıldığından, bu raporun esas alınması sonucunda, yazılı biçim ve şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, aynı zamanda TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak genel şartlarda belirtilen hesaplama yöntemine göre, sürekli sakatlık tazminatı hesaplaması yapılması gerekirken, önceki uygulamalara ilişkin bulunan PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülüne göre hesaplama yapılması da doğru olmamıştır.

Bu nedenle, tahkim komisyonunca yukarıda açıklanan şekilde, usulüne uygun bir biçimde düzenlenmiş maluliyete ilişkin rapor alınmalı ve ondan sonra genel şartlardaki hesaplama yöntem ve şekli kullanılarak davacının uğradığı sürekli sakatlık zararının kapsam ve miktarının belirlenmesi gerekirken, bunların yapılmamış olması hali, HMK m.353/1-a/6 hükmündeki hali oluşturacağından, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından yapılın istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle kabulü ile, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına … karar verilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Open chat