Sağlık İletişiminde Hasta Eğitiminin Önemi

Hekimler, hastaların sırdaşıdır ve çoğu zaman hastalar ailelerinden sakladıkları problemleri onlarla paylaşmaktadırlar. Bu açıdan gereksinim duyulduğunda arayabileceği doktora rahatlıkla ulaşabilmek, hastayı psikolojik açıdan rahatlatmakta ve hastaya güven verebilmektedir.

Bazı hastalıklardan veya tıbbi süreçlerden sonuç alınmasının uzun zaman gerektirdiği durumlarda konu daha da önem kazanmaktadır. Burada “Sevgi, İlgi, Bilgi Üçgeni” olarak adlandırabileceğimiz iletişim, deneyim ve empati üçlüsü devreye girmeli.

Örneğin; kanser hastaları, medikal tedavinin yanı sıra psikolojik destek ve güvene de ihtiyaç duyabilmektedirler. Bu hastaların bilgilendirme ve eğitim süreçlerinde de uygun dil oldukça önemlidir. Örneğin “kanseriniz ilerliyor kemoterapi konusunda başarısız oldunuz” yerine, “kanserli doku büyüdü kemoterapi size daha fazla yardımcı olamıyor” gibi bir cümle çok daha iyi olabilir.

Bu aşamadaki hatalı bir iletişim hastaya verilecek eğitimin önüne bariyer koyacaktır. Aynı şekilde infertilite/kısırlık tedavisi gören hastaların da uzun bir tıbbi sürece ihtiyaçları vardır. Bu hastalarla çalışırken emosyonel labilite ya da değişken ruh hali açısından en riskli hasta gruplarından biri ile karşı karşıya olduğumuzu asla akıldan çıkarmamalıyız. Medikolegal şikayetler ya da hasta memnuniyetsizliği de bu grupta doğal olarak çok yüksektir. Zaman alan, bazen üst üste tekrarlanan tıbbi müdahaleler sırasında doktor-hasta iletişimi ve hastanın doktoruna güvenmesi bu anlamda son derece önemlidir.

Yine jinekoloji çok özel sırların ve konuların paylaşılması nedeniyle normal hasta muayenesine ayrılan süreden çok daha fazlasının hastalara ayrılmasını zorunlu kılabilmektedir. Jinekoloji hastalarının bu nedenle genellikle özel muayenehaneleri tercih ettikleri bilinmektedir. Ayrıca hastanenin meraklı bakışlarla dolu bekleme salonları yerine, özel muayenehanede hekimle teke tek iletişim kurulabilecek ortamlar bu hastaların tercih nedeni olabilmektedir. Burada hekimlerin temel motivasyonu “Önce Dinle! Sonra Teşhis Et!” şeklindedir.

Hekim, muayene sürecinde hastanın eğitim ve sosyo-kültürel durumunu dikkate alarak bu açıdan uygun terminoloji ve üslubu kullanmak zorundadır. Anacak çoğu zaman hekim-hasta iletişiminde bu unsurların öncelenemediği veya göz ardı edildiği görülmektedir.

Özellikle hekimlerin kullandığı terminolojinin tüm hastalar tarafından anlaşılmadığı hususu yalın bir gerçektir. Kullanılan jargonun hasta tarafından anlaşılmamasına rağmen, utanma, çekinme, korku veya başka nedenlerle hasta tarafından hekime açıklatıcı soru sorulmadığı görülmektedir. Bu durumun da hekim hasta iletişimine bir engel teşkil ettiği bilinmektedir. Hekimlerin kendi meslek grubu çalışanları arasında kullandıkları jargonu hasta ilişkisinde de kullanmaları eğitim, dil veya demografik özelliklerden dolayı iletişimin pozitif seyrine engel olabilmektedir.

Hastalar ile iletişimde sözlü ifadelerde; tamamlayıcı, problem merkezli, kolaylaştırıcı, esnek ve alçakgönüllü olunmalı. Asla yargılayıcı, kibirli ve donuk olunmamalıdır. Anladıklarınızı başka sözcüklerle yeniden anlatmalı, hastanın duyguları paylaşılmalıdır.

COVID-19 pandemi döneminde bir hastaya aniden “evde karantinaya alınacaksınız, ilaçlarınızı da orada kullanacaksınız” demek hastada ağır bir strese yol açabilir. Bunun yerine “şükürler olsun hastalığınız hastaneye yatırmamızı gerektirecek kadar ağır ve ciddi değil. Sizi rahatlıkla evde takip ve tedavi edeceğiz. Şimdi size Sağlık Bakanlığı broşürleri ile birlikte evde takibinizin nasıl yapılacağı ile ilgili bilgileri vereceğiz. Bir sorunuz, probleminiz olduğunda bize nasıl ulaşacağınızı bildireceğiz” demek aksine hastanın stresini azaltabilir.

Sözsüz iletişimde ise “SOFTEN” yaklaşımı oldukça pozitif bir hekim – hasta iletişimi için önerilmektedir.

  • S (smile) gülümseyin.
  • O (open posture) ulaşılabilir oturun.
  • F (forward lean) eğilin, yakınlaşın.
  • T (touch) dokunun.
  • E (eye contact) göz teması kurun.
  • N (nod) başınızla dinlediğinizi belli edin.

Elbette pandeminin ağır şartlarında bu bilgiler soft ve uygunsuz gibi görülebilir. Unutmayın deneyimler en çok da bu dönemlerde uygun iletişim gerektiği şeklinde bilgi sağlamaktadır. Pandemi de hastaya yaklaşmamanızın, ona dokunmamanızın “hastanın üstün yararı” için olduğunu açıklamanız; dokunmak, yakınlaşmak kadar şartları düzeltici olabilir. Özetle uygun bir iletişim, hasta eğitiminin önündeki bariyerleri kaldırabilmektedir.

Hasta Eğitimi ve Önemi

Hizmet kalitesinin arttırılması ve hasta ile hekim arasında daha iyi ilişki kurulması için hasta eğitimi zorunludur. Bu nedenle kalite birimlerince bu eğitimler planlanmakta ve belgeleme amaçlı ilgili dokümanlar rutin hasta dosyalarında yer almaktadır. Eğitim refakatçi hasta yakınlarını da içermektedir. Örneğin düşme riski olan bir hastanın bu riskinin değerlendirilip gerekli eğitiminin verilmemesi yasal açıdan açık bir sorumluluk oluşturmaktadır. “Aydınlatılmış  onam”  ya da “bilgilendirilmiş rıza” da hasta eğitimine katkı sağlayan başka bir yasal zorunluluktur. Aslında bu eğitimlerle hastalarınız için rasyonel beklentileri ortaya koymaktasınız. Böylelikle gerçekçi olmayan beklentileri karşılanamayan hastalarınızın olumsuz tutumlarından kurtulma şansı doğmaktadır.

Böylece verilen hizmete ve tedavilere uyum artacaktır. Tedaviye uyum ile daha iyi sağlık düzeyine ulaşılacak ve morbidite azalacaktır. Burada tedavi edici hekimlikten koruyucu hekimliğe doğru bir hareket vardır. Hastalıklardan korunma hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının en önemli görevidir. Bu da ancak eğitimle mümkündür.

Etkili hasta eğitimi sayesinde; hasta kendine güvenir ve kendini daha iyi hisseder, hasta memnuniyeti artar, tedavinin başarısı artar, hastaneye yatış, hastanede kalma süresi ve acil servise başvurma oranlarında belirgin azalma görülür. Gereksiz hekim ziyareti azalır, hekimin medikolegal sorumluluğu azalır, hekim yasal sorumluluktan kurtulur, sağlık harcamaları azalır.

Eğitim almış hasta, sağlıklı olmaya dair daha fazla bilgi edinir, tedaviye daha fazla uyum sağlar, sağlık hizmetlerinde daha aktif rol alır.

Ameliyat Öncesi Bilgilendirme ve Eğitimin Önemi

  • Hastaların genel memnuniyetini arttırır.
  • Hastanın anksiyete ve korkusunu azaltır,
  • Ağrı kesici kullanımını azaltır,
  • Ameliyat sonrası komplikasyonları azaltır,
  • İyileşmeyi hızlandırır.

Serap Öcal

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Open chat