Cinsel Şiddet Olgularının Yönetimi Panelinden Notlar

Yorulmaz Medikolegal olarak kongreyi geniş bir ekiple takip etmeye çalıştık. Çok fazla oturum baş döndürücü bir süratle geçti. Kongreden eve getirdiklerimizi sizinle web sayfamızda paylaşırsak kalıcı olacağı gibi, kaçıranlara da bir fırsat sağlar diye düşündük.

17. Adli Bilimler Kongresi’nin Ardından

Kongrenin ilk panelinin konusu “Cinsel Şiddet Olgularının Yönetimi” idi.

İstanbul Adliyesi’nde Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nde görevli Dr. Gökçe Ünal ÇİM Uygulamaları hakkında ayrıntılı bilgiler aktardı.  Çocuk İzlem Merkezleri ile ilgili 2012/20 No’lu Genelgesinde düzenleme bulunduğu ve 2012 yılı itibariyle Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık kuruluşlarında ÇİM kurulduğu, ÇİM’in yapılandırılmasında; çocukla görüşen personelin özel olarak seçilmesi ve özel bir eğitim alması gerektiği, kolluk kuvvetlerinin mağdur olma şüphesi olan çocuk ile hiçbir görüşme yapmadan sivil bir ekip ve araçla ÇİM’e ulaştırması gerektiği, uygulamada bazen sorunlar yaşandığını aktardı.  Çocuk İzlem Merkezi’nin işleyiş süreci ile ilgili olarak; çocuğun Savcılık talimatı ile kolluk tarafından ÇİM’e getirilmesi akabinde çocukla adli görüşme, aile görüşmesi, muayene, rapor ve izlem planı prosedürünün izlendiği belirtildi.

Dr. Gökçe Ünal; İstanbul’da ÇİM uygulamaları ile ilgili olarak;

İstanbul’da Bakırköy, Şişli, Küçükçekmece ve Pendik olmak üzere 4 Çocuk İzlem Merkezi olduğunu belirtti ve bu merkezlere ilişkin aşağıdaki ayrıntıları paylaştı:

Marmara Üniversitesi Pendik EAH

 

Küçükçekmece

Kanuni Sultan Süleyman EAH

Şişli Hamidiye Etfal EAH

 

Bakırköy

Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı EAH

·        ÇİM sorumlusu Adli Tıp Uzmanı

·        Çocuk Koruma Birimi, Çocuk İstismarı Merkezi ve Adli Tıp Anabilim Dalı aynı binada.

·        3 Adli Tıp Uzmanı

·        6 Adli Görüşmeci

·        1 Hemşire

·        Haftalık Savcı görevlendiriliyor.

·         Gece ve hafta sonu adli görüşme yapılıyor

·        Asistanlar gece nöbet tutuyor

·        Aile Bakanlığı temsilcisi bulunmuyor

 

·        ÇİM sorumlusu Çocuk Hastalıkları Uzmanı

·        Adli Tıp Uzmanı yok

·        5 Adli Görüşmeci

·        1 Hemşire

·        Nöbetlerde adli görüşme yapılmakta, cinsel muayeneler Küçükçekmece Şube Müdürlüğü’nde Adli Tıp Uzmanı tarafından gerçekleştirilmekte.

 

·        ÇİM sorumlusu Çocuk Hastalıkları Uzmanı

·        1 Adli Tıp Uzmanı

·        3 Adli Görüşmeci

·        2 Psikolog Aile Görüşmecisi

·        Haftasonları mesai saatleri içerisinde Çağlayan Adli Tıp Şube Müdürlüğü  diğer hallerde ATK Başkanlığı

 

·        ÇİM sorumlusu Çocuk Psikiyatrisi uzmanlarınca ayda 1 dönüşümlü sorumlu

·        Adli Tıp Uzmanı yok. Yakın hastanelerde görevli Adli Tıp Uzmanlarına gönderiliyor

·        2 Adli Görüşmeci

·        1 Aile Bakanlığı Temsilcisi

·        2 Hemşire

·        mesai dışı akut vaka dışında randevu veriliyor

 

Deneyimli Adli Tıp uzmanı Dr. Ünal’ın öneri ve eleştirileri ise şu şekildeydi:

  • Çocuk İzlem Merkezleri’ne ilişkin halen bir yönetmelik bulunmaması ve 2012 tarihli bir genelge dışında mevzuatta bir düzenlemenin olmaması,
  • Adliyelerin yetki bölgesi dışında kalan yerlerde yetki alanı dışı olan savcıların gelmemesi/gelememesi ve Çocuk İzlem Merkezlerine bölge dışı gelen muayenelerde sözel talimatlarla, savcı huzurda olmaksızın görüşme ve muayenelerin yapılması,
  • Uzman eksikliği ya da mesai dışı organizasyon eksikliği sebebiyle kati rapor için çocuğun ikinci kez muayene edilmek zorunda kalınması,
  • Muayene için Uyap alt yapısının ÇİM’lerde bulunmaması sebebiyle talimat, yazışma ve bilgilere doğrudan ulaşımın sağlanamaması,
  • ÇİM’lerin sorumluluk alanı ve yetkilerinin düzenlenmesiyle yukarıdaki eksikliklerin giderilmesi temennisinde bulunuldu.

——

Panelin ikinci konuşmacısı; Mersin Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Hakan Kar idi. Cinsel şiddet olgularında güncel laboratuvar tekniklerinden bahsetti. Cinsel saldırı değerlendirmesinde; adli görüşme ve öykü alma, fizik muayene (aydınlatılmış onam, genel vücut muayenesi, genital muayene, kolposkopik görüntüleme), konsültasyonlar, laboratuvar, bulguların değerlendirilmesi ve adli raporlama, takip, tedavi ve rehabilitasyon (Cinsel yolla bulaşan hastalık proflaksisi, gebelik proflaksisi, psikiyatrik takip ve tedavi, sosyal takip ve destek) şeklinde bir prosedürün izlenmesi gerektiğini belirtti.  Cinsel saldırının en önemli delillerinden sürüntüler konusunda mağdurdan; cinsel lezyonlardan sürüntü, oral, anal, vajinal sürüntü, elbise ve vücut lekelerinden sürüntü alınabildiğini, şüpheliden de mutlaka penil swap alınması gerektiği, oral ilişki iddiası var ise oral sürüntülerden 3 saate kadar kuyruklu, 6 saate kadar sperm başı tespit edilebildiği, vajinal sürüntü alınırken vajinal yıkama suyu yöntemi ile örnek alımı vurgulandı.  Vajinal ve anal sürüntülerde sperm tespit oranı ve zamanının; sürüntünün nereden alındığına, cinsel aktivite ile sürüntü arasında geçen süreye, kullanılan sperm, mikroskobik tanı kriterlerine göre birçok araştırmada değişiklik gösterdiği belirtildi.  Özetle post koital interval tahmininde bulunulabilmesinin önemini gördük.

Prof. Dr. Hakan Kar; elbise ve vücut lekelerden sürüntünün iç çamaşırlarda wood ışığı (UV) ile lekeli bölge açık havada kurutulup kağıt torba/zarf ile gönderilmesi gerektiğini, yıkanmış kıyafette bile 6 aya kadar sperm saptanabildiğini, duş ya da yıkama olmadığı takdirde penil swaplarda 24 saate kadar mağdurun DNA’sının saptanabildiğini, oral seks öyküsü olan şüphelilerden süratle penil swap alınması ve alfa amilaz çalışılması gerektiğininin önemini ayrıntılı şekilde açıkladı.

Y-STR testlerinin çoklu tecavüz olaylarına katılanların sayısının belirlenmesinde önemli rol oynadığını aktardı. Önemli gelişmelerden biri ileri görüntüleme yöntemi olarak cinsel saldırı olaylarında multispektral kolposkopinin öneminden ve tecrübelerinden bahsetti. Prof. Dr. Hakan Kar; bu yöntemin faydaları olarak; tekrar muayene olasılığını azalttığı, doğrudan fotolardan ölçümler alınabildiği, çıplak gözle görülemeyen lezyonların tespiti, ayrımı zor lezyonların değerlendirilmesi gibi durumları karşılaştırmalı örneklerle anlattı.

——

Panelin üçüncü konuşmacısı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Prof. Dr. Aysun Balseven Odabaşı; cinsel saldırı olaylarına ilişkin Hacettepe Tıp Fakültesi olarak geliştirdikleri modele yönelik açıklamalar yaptı. Cinsel saldırı muayenesinin ve görüşmesinin özel yaklaşım ve eğitim deneyim gerektirdiğini, etkili kanıt toplanmasının suçun ispatı açısından tartışmasız öneme sahip olduğunu ve cinsel saldırı muayenesinde dikkat edilmesi gereken hususları belirtti.

Cinsel saldırı muayenelerinde ve uygulamada; özel gereksinimlere rağmen fiziksel imkan ve eğitimli personel yetersizliği nedeniyle cinsel saldırı olgularının sağlık kuruluşlarında yaşadığı mağduriyet ve acil servis girişinde diğer hastalarla birlikte beklemek, mahremiyetin sağlanamadığı ortamlarda görüşme ve muayene olmak durumunda kalınması gibi yaşanan güçlüklere değindi.  Yurt dışında cinsel şiddet olgularının yönetimi için özel eğitim almış kişilerden oluşan Cinsel Saldırı Referans Merkezlerinin (Sexual Assault Refferal Centres -SARC) ve Cinsel Saldırı Muayene Hemşirelerinin (Sexual Assault Nurse Examination-SANE) önemi ve ülkemizdeki gerekliliğinden bahsetti.

Prof. Dr. Aysun Balseven Odabaşı; Hacettepe Tıp Fakültesi’nde cinsel şiddet olgularının yönetimi için oluşturdukları sistemi, ayrıntılı bir şekilde açıkladı.

  • Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi Başhekimliği’ne bağlı olarak Hacettepe Cinsel Saldırıya Karış Hizmet ve Destek Birimi’nin acil servis içinde kurulduğu,
  • Bu birimde; adli tıp, acil tıp, kadın hastalıkları ve doğum, ruh sağlığı ve hastalıkları, halk sağlığı uzmanı hekimlerin, süpervizör hemşireler, sosyal hizmet uzmanı, avukatın yer aldığı, bu kişilerin başhekimlikçe seçilip rektörlük tarafından atandığı,
  • Vaka Yöneticisi olarak bu konuda eğitimli süpervizör hemşirelerin belirlendiği,
  • Hastaneye cinsel saldırıya uğrayan ikişi başvurduğunda vaka yöneticisine haber verildiği,
  • Vaka yöneticisinin her aşamada mağdura eşlik ettiği,
  • Cinsel saldırı muayene odasında bir öngörüşme yaptığı, süreci planladığı (acil tıbbi müdahale vb adli tıp uzmanı ile irtibata geçerek yapılacakları netleştirir)
  • İlgili hekim tarafından adli vaka bildirim formu düzenlendiği,
  • Muayene ve örnek alımı için savcılık ile iletişime geçildiği, cinsel saldırı muayene formu doldurulduğu,
  • Muayeneyi yapan hekim, psikiyatri uzmanı ve adli tıp uzmanı tarafından gerekli imzalandığı,
  • Adli süreç sonlandıktan sonra kadın doğum uzmanı tarafından kontrasepsiyon işlemi uygulanabileceği, enfeksiyon hast uzmanı tarafından gerekli ise cinsel hastalıklar yönünden proflaksi verildiği,
  • Sosyal hizmet uzmanının sosyoekonomik durumu bildiren rapor hazırladığı,
  • Muayene bittikten sonra kişiye temiz kıyafetler verildiği,
  • Hastanın çıkışı yapılırken sonraki takip ve tedavileri de planlandığı,
  • Hastanın ŞÖNİM ya da Kadın Sığınma Evine gitmesi gerekiyor ise vaka yöneticisi ve sosyal hizmet bölümü ile organize edildiği,
  • Eve ya da kuruma gönderilen hastanın taburculuk sonrası durumu hakkında en az bir kez olmak üzere telefon vb yöntem ile iletişime geçilerek izleme çalışması yapılabildiği ayrıntılı şekilde açıklandı.

Dr. Balseven Odabaşı; ülkemizde de cinsel şiddet olgularının yönetimi için SANE ve SARC sistemlerinin oluşturulması gerektiğini, bu sistem oluşturulana değin ise; bulunulan kurumda ihtiyaç analizi yapılarak Hacettepe Tıp Fakültesi’ndeki gibi kendi modellerini geliştirmelerinin bir çözüm olabileceğini vurguladı.

Kongrenin bu panelinde ele alınan konularla ilgili olabilecek ve pan el notlarını destekleyecek; çocuk mağdurun dinlenilmesi konusundaki yasal değişiklikleri  ülkemizde adli hemşirelerle birlikte adli ebelerin de yetiştirilmesinin önemini ve özellikle 15 yaş altı çocuklarda adli muayenede  dikkat edilmesi gereken hususları da Bilgi Bankasından  inceleyebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Open chat