CMK’da Mağdur ile Şikayetçinin Dinlenmesi – Değişiklikler

Kamuoyunda 1. Yargı paketi olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına dair 7188 sayılı kanun 24/10/2019 gün ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu Kanunun 22. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 236. maddesine ilişkin değişiklik yapılmış olup madde metni aşağıdaki gibidir:

Mağdur ile şikâyetçinin dinlenmesi
Madde 236
– (1) Mağdurun tanık olarak dinlenmesi halinde, yemin
hariç, tanıklığa ilişkin hükümler uygulanır.
(2) İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır.
(3) Mağdur çocukların veya işlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş olan diğer mağdurun tanık olarak dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulur. Bunlar hakkında bilirkişilere ilişkin hükümler uygulanır.
(4) (Ek:17/10/2019-7188/22 m) Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından ifade ve beyanının özel ortamda alınması gerektiği ya da şüpheli veya sanık ile yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu değerlendirilen çocuk veya mağdurların ifade ve beyanları özel ortamda uzmanlar aracılığıyla alınır.
(5) (Ek:17/10/2019-7188/22 md.) Türk Ceza Kanununun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçlardan mağdur olan çocukların soruşturma evresindeki beyanları, bunlara yönelik hizmet veren merkezlerde Cumhuriyet savcısının nezaretinde uzmanlar aracılığıyla alınır. Mağdur çocuğun beyan ve görüntüleri kayda alınır. Kovuşturma evresinde ise ancak, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından mağdur çocuğun beyanının alınması veya başkaca bir işlem yapılmasında zorunluluk bulunması hâlinde bu işlem, mahkeme veya görevlendireceği naip hâkim tarafından bu merkezlerde uzmanlar aracılığıyla yerine getirilir. Mağdur çocuk yargı çevresi ve mülkî sınırlara bakılmaksızın en yakın merkeze götürülmek suretiyle bu fıkrada belirtilen işlemler yerine getirilir.
(6) (Ek:17/10/2019-7188/22 md.) Türk Ceza Kanununun 102.maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçlardan mağdur olanların soruşturma evresindeki beyanları bakımından da beşinci fıkra hükmü uygulanır. Ancak, beyan ve görüntülerin kayda alınmasında mağdurun rızası aranır.
(7) (Ek:17/10/2019-7188/22 md.) Beşinci ve altıncı fıkra kapsamında alınanbeyan ve görüntü kayıtları dava dosyasında saklanır, kimseye verilmez ve gizliliği için gerekli tedbirler alınır.
(8) (Ek:17/10/2019-7188/22 md.) Beşinci ve altıncı fıkra kapsamında alınan beyan ve görüntü kayıtları, yazılı tutanağa dönüştürülür. Bu tutanak, talepte bulunan şüpheli, sanık, müdafii, mağdur, vekil veya kanuni temsilciye verilir. Beyan ve görüntü kayıtları bu kişilere soruşturma ve kovuşturma makamlarının gözetiminde gizliliği korunmak suretiyle izletilebilir.

DEĞERLENDİRME:

  • Eklenen dördüncü fıkra: Soruşturma aşamasında mağdurun beyanının uzman eşliğinde ve kamera kaydına alınması hususunda savcının değerlendirmesine bağlı olduğu belirtilmiş olup savcı bakımından bu takdir yetkisinin bulunması doğru görülmemiştir. Örneğin; TCK m.103/1 kapsamında değerlendirilen bir öpme dokunma oturtma vb gibi eylemlerin mağdurunun ifadesinin uzman eşliğinde alınması gerekmektedir. Özellikle cinsel suç mağdurları açısından yargıda hedef süre vb gibi diğer etkenler sebebiyle bu takdir yetkisinin olumsuz sonuçlar doğurabileceği öngörülmektedir.
  • Eklenen beşinci fıkra: TCK m. 103/2 kapsamında cinsel istismar suçunun nitelikli halinin işlenmesi halinde geçerli olmak üzere emredici hüküm niteliğindedir. Bu emredici hüküm ile; genellikle çocuğun beyanından başkaca somut delil bulunmayan vakalar bakımından çocuğa yönelik koruyuculuğun kapsamı daraltılmıştır.
  • Eklenen altıncı fıkra: TCK m.102/2 kapsamında soruşturma aşamasında yetişkin mağdurun beyanlarının uzman eşliğinde ve rızası kapsamında kaydı alınacağı düzenlenmiştir. Bu düzenleme; yargılama sürecinde mağdur beyanlarının tutarlılığı, 18 yaşını henüz tamamlamış mağdurlar, engelli mağdurlar gibi özellikli durumlar açısından önemlidir.
  • Eklenen yedinci fıkra: Beşinci ve altıncı fıkra kapsamında alınan beyan ve görüntü kayıtlarının kimseye verilmeyeceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, her ne kadar sosyal medyada kullanılarak şüpheli ve mağdur bakımından doğan hak ihlalleri önlemeyi amaçlasa da silahların eşitliği ilkesine aykırılık teşkil edecek niteliktedir.
  • Eklenen sekizinci fıkra: Beşinci ve altıncı fıkra kapsamında alınan beyan ve görüntü kayıtlarının yazılı tutanağa dönüştürüleceği ve bu tutanağın kimlere verileceği, bu kayıtların hakim ya da savcı gözetiminde izletilebileceği belirtilmiştir. Burada önemli sorunlardan biri; bütün kamera kayıtlarının deşifresinin eksiksiz yapılması için teknik ve idari eksikliklerin olmasıdır. Gerekçeli kararların bile aylar sonra yazılabildiği bir dönemde, hatasız biçimde kayıt dökümü yapılması namümkündür. Diğer bir sorun; ifade güvenirliğinin denetiminin sağlanabilmesi için bu görüntülerin bilirkişiler tarafından incelenmesi gerekmektedir. İfade güvenirliğinin denetimini sağlayacak nitelikleri haiz bilirkişi eksikliği yargılamada ciddi sorun yaratacaktır. Önemli bir diğer husus ise; bu kayıtların taraflara verilmemesi, CMK’da taraflara tanınan “uzman görüşü” hakkının kullanılmasında da sorun oluşturacaktır. Görüşmeyi yapan kişinin görüşme tekniklerine uygun davranıp davranmadığı, mağdurun bulunduğu duygudurumu ve davranış biçimlerini kayıt dökümünden tespit etmek mümkün değildir. Nitekim; bir ÇİM ya da mahkeme ifade kaydının incelenmesi, şüpheli ya da mağdurun iddia ve savunmaları için tartışmasız öneme sahiptir.

Av. Yazgülü Taştemir

Open chat